Eldesnet Eldeş Köyü
Konya Ilgın Eldeş Köyü Eldesnet

eldeshikayeleri

ELDESNET ILGIN ELDEŞ KÖYÜ INTERNET SİTESİ
 

  ELDEŞ HİKAYEERİ

 

 Eldeş Köyü Hikayeleri
Türkiye  Eldeşte yüzyıllardır hüküm süren kadim köy hayatının birikimi ile şekillenerek kültürünün vazgeçilmez bir parçası haline gelen sözlü nakille anlatılan türlü çeşit Eldeş Hikatelerini bu sayfada yer vermeye çalışacağız.
Eldesnet  ELDEŞ'TEN HİKAYELER
 ✅| Eldeş Hikayeleri
 ✅| Eldeş'li Molla Osman
 ✅| Eldeş'li Püsküllü Bela
 ✅| Ketiş Ali Ağa Didim Gitti
 ✅| Eldeş Hikayeleri Sayfa Fotoğraflar
 Değerli ziyaretçilerimiz,
Bu sayfalarda yer almasını istediğiniz yazılarınızı elektronik postae-mail ile yazabilirsiniz.

 

 

  ELDEŞ KÖYÜ KISA HİKAYELER

  .

Eldeş Köyü Hikayeleri Eldeş Köyü Caminin Önü 2004
 Ilgın, Eldeş Köyünde yaşanmış veya bir şekilde rivayet edilerek günümüzde veya geçmişte yaşanmış bazı kısa hikayeleri bu sayfada yer vermeye çalışacağız.
Yazılı edebiyatımızın en önemli kaynaklarından birisi olan sözlü anlatıma dayalı olarak geçmişten günümüze yaşanmış veya yaşanması muhtemel hikayeler var. Dost mescisi sohbetlerinin vazgeçilmezi olan köy hikayeleri veya hatıraları sizlere nakletmeye çalışacağım.
Fotoğraf: Eldeş Köyü Caminin Önü Beytullah YILDIRIM. Sene 2004.


 Eldeş Köyü Molla Osman Eldeş Köyü Eğrek Yeri 1970
 Osmanlı Devleti döneminde, Eldeş Köyünde, yürek burkan yaşanmış bir hadise, bir gurbet hikayesi Molla Osman anlatımını büyüklerden sizlere nakledelim.

Eldeşli, Molla (Monla) Osman, Eldeş köyünden (eskilerin ifadesiyle İldaş karyesinden) okumak, ilim tahsil etmek ve eğitim görmek için gurbete yola çıkar ve köyden ayrılır.
Aradan uzun zaman, seneler geçer. Bir rivayete göre, on altı sene sonra bir gün sabah saatlerinde taze bir kuşluk vakti senelerdir burnunda tüten Ilgın yolundan, İğdelerin oradan kendi köyü Eldeş’e çıkar gelir.
Eldeşli, Molla Osman, seneler önce ailesi, karısı ve kızlarından ayrılmıştır. Eldeş köyünün gençleri Molla Osman’ı tanıyamazlar. Köyde bir çeşmenin başında otururken su dolduran bi kız, kendisinin yıllar önce söylediği bi şiiri okur. Gızı çağıran Molla Osman, bu şiiri nerden bellediğini, kimden öğrendiğini sorar. Gız da, bu sözlerin Molle Osman’a ait olduğunu anlatır. Sohbet edip konuşurlarken Molla Osman, o gızdan aradan geçen zaman içerisinde karısının ve kızlarının evlendiğini öğrenir. Duyup öğrendiklerinden sonra Molla Osman, o dönem köyün ileri gelenlerinin oturduğu bir köy odasına giderek emsalleri ile oturarak on altı yıl öncesini başlar anlatmaya. Bu arada yarenleri de garısı ve gızının evlendigini, bir kızını da vefat ettiğini orada deyiverirler.
Böylece Molla Osman, ilk önce evlenen garısını derin bir hüzün içerisinde ziyaret eder. Karısına, onu kendisinin sadece bu dünya için değil, iki cihân için sevdiğini ağlayarak anlatır ve ona ağır bir beddua etmesi üzerine eşi yatalak, felçli bir kütürüm olur.
Daha sonra Molla Osman, ölen gızının mezarını köyün girişindeki Eldeş köyü mezarlığına varıp ziyaret edip gabirinin başında dua eder. Mezarlıktan ayrıldıktan sonra öteki evli olan gızının yanına varır. Gız babasını tanıyamaz. O yüzden bu tanımadığı adamı, bilemediği babasını eve almak istemez. Molla Osman yalvar yakar olur ve eve girer. Küçükken kızına söylediği ninniyi, ona okuduğu siirleri söylemeye başlayınca gız babasını tanır ve sarmaş dolaş olur gucaklaşarak iyice bi ağlaşırlar.
Bu arada tarladan gelen damat da, durumu anlayınca kayın babasının elini öper, hürmette kusur etmez.
Nihayetinde Eldeşli Molla Osman edindiği ilim irfandanmıdır, yoğusa on altı yıl gurbetin ardından yurtsuz yuvasız galışındanmıdır bilinmez, orasını ancak Allah bilir bi gece rüyasında şerbet içerek pîri fanilere garıştığı söylenir.

Beytullah Yıldırım Eldeş Köyü Eldesnet
Fotoğraf: Eldeş Köyü Eğrek Yeri. Necdet Aral. Sene 1970.
Derleyen: Beytullah YILDIRIM - 31.03.2022


 Eldeş'li Püsküllü Bela Eldeş'li Mevlüt Eldeş 2006
 Cumhuriyet dönemi ilk çeyreğinde, yaşanmış güzel bir askerlik hatırası ve Eldeş Köyüne, dönüş hadisesi neticesinde bir lakab aldığı şarkı ve rahmetli Mevlüt Eldeş bizzat kandisi anlatmıştı bizde sizlere hikayeyi nakledelim.

Eldeşli, Mevlüt Eldeş her Anadolu genci gibi Vatan borcu olan askerlik vazifesine hevesle gider askeri birliğine katılır.
Aradan uzun zaman, seneler geçer. Rivayete göre, oradan oraya memleketin çeşitli yerlerine dağıtım ve nakille giderek askerliğini yapar.
Eldeşli, Er Mevlüt Eldeş birliğinde komutanları tarafından sevilen bir askerdir.
Birgün birlik komutanı Mevlüt Eldeşi çağırır ve emir eri gibi yakınında mahiyetinde olmasını emreder. Böylece günler geçer.
Birlik komutanı gramofununda hep aynı plağı tekrar tekrar dinler. İsmi "Püsküllü bela" olarak aklında kalan bu şarkıyı Mevlüt Eldeş dinleye dinleye iyice ezberler.
Gel zaman git zaman rahmetli Mehmet Eldeş oğlu Eldeşli Mevlüt Eldeş, Vatan görevini tamamlamış artık terhis olmuş teskereyi almıştır. Zamanın kısıtlı imkanlarında Ilgın'a kadar gelir. Ilgın'dan köye vesayit bulamadığı için yayan yapırdak bir baha günü Eldeşin yolunu tutar. Diline dolanmış olan şarkı ise askeriyede çokça dinlediği "Gezdiğimi Dikenli Aşk Yollarında" kendi ifadesiyle Püsküllü Bela'söylerek Eldeş köyüne; İğdeler, Eğrek Yerinden de Caminin önüne gelir. Nihayet Yukarı Mahalle, Yeni Caminin hemen altındaki evine seneler sonra geri döner. Mevlüt Eldeş'i görenler Püsküllü Bela şarkısını sesli olarak söylediğini duyarlar.
Hoş beş ederler ve böylece Mevlüt Eldeş'in lakabı Eldeş'te "Püsküllü Bela" olarak ölene kadar namı böyle anılır.

Şarkının sözleri;
Gezdiğimi Dikenli Aşk Yollarında
Of, of, of, of, of, of
Gezdiğim dikenli aşk yollarında
Elimden bir kırık, saz geldi geçti
Gezdiğim dikenli aşk yollarında
Elimden bir kırık, saz geldi geçti
Kara talihimden yine bu yılda
Baharı görmeden, yaz geldi geçti
Kara talihimden yine bu yılda
Baharı görmeden, yaz geldi geçti

Of, of, of, of, of
Adını andıkça titrerim hala
Var mı, benim gibi aşka müptela?
Adını andıkça titrerim hala
Var mı, benim gibi aşka müptela?
Muhabbet denilen püsküllü bela
Sormayın, başımdan az geldi geçti
Muhabbet denilen püsküllü bela
Sormayın, başımdan az geldi geçti...

Eldeşli rahmetli Mehmet Eldeş oğlu, merhum Mevlüt Eldeş (Püsküllü Bela) 3 Mayıs 2016 tarihinde vefat etmiştir. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.

Beytullah Yıldırım Eldeş Köyü Eldesnet
Fotoğraf: Eldeş Köyü Eğrek Yeri. Necdet Aral. Sene 1970.
Derleyen: Beytullah YILDIRIM - 28.09.2024


 Ketiş Ali Ağa Didim Gitti Eldeş Köyü Nodalar Höyük 2002
 Vaktiyle Osmanlı Devleti son döneminde yaşanmış bir hatıra. Bu yaşanmış hadiseyi bizde sizlere hikaye edip nakledelim.

Cihan devleti olan, Devlet-i Aliye-i Osmaniye, bilinen ve yaygın ismiyle Şanlı Osmanlı Devletini içeriden ve dışarıdan saldıran hainler zayıflatmış, güçsüz bırakmışlardı. Kurt sisli havayı sever kabilinden içeride türlü çeşit başıbozuk, kanun kaçağı ve fırsat kollayan çeteciler peydah olmuştu. Devlet ve ordu cephelerde dış düşmanlar ile savaşırken bunlar bazen tek bazen üçü beşi bir araya gelip çete kurup silahlanıp, köy basıyor, yol kesiyor, ırza, mala ve cana tasallut oluyorlardı.
İşte böyle fırsatı ganimet bilen imansız eşkıyalardan birinin hazin sonunu anlatan Ilgın'ın ismi lazım değil bir köyünde yaşanmış bir mesel, hikaye.
Konya İlinin, Ilgın İlçesinin bir köyünde Ketiş Ali isimli bir ağa, her vakit yaptığı gibi deri körüklü çizmelerini ayaklarına çekiştirip heybetli atına bindi. Kumluca yaylasında her zamanki gibi olağan gezisine çıktı. Yemyeşil o güzelim kırlarda atının üzerinde dolaşırken birden karşıda çalıların arkasında bir eşkıya belirdi. Gelip karşısına dikildi.
Eşkiya, ağayı iyi tanıyordu. Soyun bakalım Ketiş Ağa dedi.
Ağa, etme efem, ne istersen vereyim. Ama diye sızlandı.
Eşkiya, kararlı bir şekilde; olmaz ağa, çıkar bakalım sırtındaki göyneği, şu körüktü çizmeleri de..! Haydi, durma diye sert bir biçimde çıkıştı.
Ağa, üzgün bir ifade ile; efe, her şeyimi al da, şu çizmelerime değme nolursun dedi.
Eşkiya, iyice sinirlendi ve bana bak ağa..! Fazla lafa lüzum yok dedi. Önce çizmelerini, sonra da neyin varsa, donuna kadar at ortaya dedi kararlı ve tehditkar bir biçimde.
Çaresizce, Ketiş Ali Ağa, bu şaki ve haydut efeye ne kadar dil döktüysede, yalvardıysada fayda etmedi. Şaki efe, ağayı tepeden tırnağa soydu, üzerinde altında neyi var, neyi yoksa, her şeyini aldı. Anadan üryan soyup cıscıbıldak ortalığa salıverdi ağayı.
Eşkiya, nevar ne yok drneyip topladı hiçbirşey bırakmayıp Ketiş Ali'nin atına atladığı gibi dörtnala adeta toz oldu gitti.
Canını kurtaran ama iyice onuru kırılan, çok zor durumda kalan Ketiş Ali, güç bela kestirmelerden köyüne geri döndü. Yalın ayak, başı kabak köy kenarında rastladığı bir çocuğun kendisine evden elbise getirmesini bekledi. Soranlara utancından olup biteni kimselere anlatamadı bile. Anca bolca ilendi eşkiyaya.
Aradan birkaç gün geçti gitti kendisine yeni güzel bir at satın aldı. Kıyafetlerini, üst baş eksiğini tamamlayarak, ayağına yeni aldığı körüklü çizmesi ile beraber tekrar eski haline geldi.
Gel zaman git zaman derken aradan birkaç sene geçmişti. Bu arada ortalık durulmuş harp bitmiş her taraftda huzur ve güven ortamı sağlanmıştı. Birgün Ketiş Ali, atına atladı, yola revan oldu ve Konya'ya gitti. Konya'da pazar yerinde gezerken bir de ne görsün? Kendisini soyan atını ve bütün eşya ve kıyafetlerni çalan hırsız eşkıya orada değil mi? Pazar yerinin bir köşesinde, hırpani ve pejmurde bir kılıkla sersefil yalın ayak tirim tirim titriyor.
Ali Ağa, perişan haldeki eşkiyanın gözlerine bakarak:
Ne oldu eşkıya, beni soyan efe sen değil misin yoksa? Dedi.
Eşkiya, hiç sorma Ketiş Ali Ağa, dedi.
Ulen ne sormayacağım. Ben sana çok ilendiydim. "inşallah sersefil olursun, Allah'tan belanı bulursun." didiydim. Dedi.
Sefil haldeki Efe, yüzünü buruşturarak, ağanın gözlerine acı, acı baktı:
İşte bunu dimiyeceğidin Ali Ağa, dedi.
Vallahi didim gitti. inşallah, bundan bin beter olasın..!
Dime ağa...
Hemi de didim gitti, vallahi didim gitti, billahi didim gitti...

Cenab- Allah Celle Celalühu Devletimize ve Milletimize zeval vermesin. Hak'tan (Allah C.C.) hakikatten (İslam Dini) ve helal dairesinden (Alın teri)bizleri ayırmasın. Amin.

Beytullah Yıldırım Eldeş Köyü Eldesnet
Fotoğraf: Eldeş Köyü Eğrek Yeri. Necdet Aral. Sene 1970.
Derleyen: Beytullah YILDIRIM - 12.12.2015


Eldeş Köyü Hikayeleri ile alakalı çalışma ve araştırmalarımız devam ediyor...
Kültürümüz ve edebiyatımız köklü ve çok zengin.
Derleyen ve Hazırlayan: Beytullah YILDIRIM - 31.03.2022

Fotoğraflar: Beytullah Yıldırım / Ilgın Eldeş Köyü 2004, 2006, 2026

 

  FOTOĞRAFLAR

 

 Ilgın Eldeş Köyü:

     
 Fotoğrafları büyük görmek için üzerine tıklayınız.

 

  KAYNAKLAR

 

ELDESNET  Sayfa bilgisi ve kaynaklar:
 Sayfa kaynağı: Beytullah YILDIRIM
 Sayfa ekleme : 31.03.2022
 Sayfa yenileme: 04.02.2026
 Fotoğrafları büyük görmek için üzerine tıklayınız.
 Duygu ve düşüncelerinizi ziyaretçi defterine yazabilirsiniz.

  ELDESNET KURULUŞ: 1997

Her hakkı ELDESNET'e aittir. Kesinlikle izin almadan kısmen veya tamamen kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
E-Posta: Tasarımcı ve Yayıncı: Beytullah YILDIRIM
ELDESNETİ 1997

Eldesnet Ana Sayfaya Dönmek İçin Tıklayın.
   
 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol